Yıllarca farklı okullarda görev yaptım. Her yeni okula adım attığımda ilk iş öğretmenler odasına uğrar, çayımı alıp bir köşeye otururdum. Orada konuşulanlar, o okulun gelecek beş yılını bana resmi raporlardan çok daha net anlatırdı.
Birbirine ders materyali paylaşan, zor bir öğrenci için birlikte çözüm arayan öğretmenlerin olduğu okullarda başarı kendiliğinden gelir. Tersine, herkesin kendi sınıfına kapandığı okullarda en iyi niyetli projeler bile kısa sürede söner.
Yöneticilere düşen görev, bu iş birliğini mümkün kılacak zamanı ve alanı yaratmaktır. Haftada bir saatlik zümre paylaşımı, kâğıt üzerindeki onlarca plandan daha fazla değer üretir.
Okulu güçlendirmek istiyorsak işe öğretmenler odasındaki masadan başlamalıyız. Çünkü çocuklarımızın geleceği, o masada kurulan cümlelerle şekilleniyor.