Temizlik malzemesinden fotokopi kâğıdına, küçük onarımlardan ısınma giderlerine kadar okulların günlük ihtiyaçları her yıl artıyor. Bu ihtiyaçların ne kadarının merkezi bütçeden karşılandığı ise çoğu zaman belirsiz kalıyor.
Saha gözlemlerimiz, aradaki farkın büyük ölçüde gönüllü bağışlar ve öğretmenlerin kendi imkânlarıyla kapatıldığını gösteriyor. Bu durum, okullar arasındaki imkân farkını derinleştiriyor.
Şeffaf ve öngörülebilir bir okul bütçesi modeli, hem eşitsizliği azaltır hem de okul yönetimlerinin planlama yapabilmesini sağlar.
Eğitime yapılan harcama bir gider değil, ülkenin geleceğine yapılan en verimli yatırımdır.