Mesleğe bir köy okulunda, birleştirilmiş sınıfta başladım. Aynı saatte birinci sınıfa okuma yazma öğretirken dördüncü sınıfa kesirleri anlatmam gerekiyordu.
İlk aylarda bunun imkânsız olduğunu düşündüm. Sonra büyük öğrencilerin küçüklere yardım ettiği, herkesin hem öğrenci hem öğretmen olduğu bir düzen kendiliğinden oluştu.
O sınıfta akran öğrenmesinin gücünü, hiçbir kitaptan öğrenemeyeceğim kadar yakından gördüm. Bugün kalabalık bir şehir okulunda da aynı yöntemi kullanıyorum.
Bazen en büyük dersleri, en zor koşullarda öğreniyoruz.